Duyurular / Haberler

 

Verimlilik Haftası Etkinlikleri Kapsamında Tokat’ta, Tokat Ticaret Ve Sanayi Odası İşbirliğiyle “Yeşilırmak Ve Kelkit Havzası Doğal Taş Sanayi; Bölge Kalkınmasına Etkileri Ve Gelişimi Sorunları” Paneli Düzenlendi

 

Verimlilik Haftası etkinlikleri kapsamında Tokat’ta, Tokat Ticaret ve Sanayi Odası işbirliğiyle “Yeşilırmak ve Kelkit Havzası Doğal Taş Sanayii; Bölge Kalkınmasına Etkileri ve Gelişimi Sorunları” paneli 25 Nisan 2008 Cuma günü Saat: 14.00’de Tokat Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Salonunda düzenlendi. Aynı gün saat 10.00’da Tokat Taşhan’da “Yeşilırmak ve Kelkit Havzası Doğaltaş Fuarı” açılışının da yapıldığı etkinliklere Tokat Valisi Dr. Recai AKYEL başta olmak üzere Tokat Milletvekillerinden Prof. Dr. Osman DEMİR, Hüseyin GÜLSÜN ve Dr. Reşat DOĞRU, Tokat Belediye Başkanı Doç. Dr. Adnan ÇİÇEK, Milli Prodüktivite Merkezi Genel Sekreteri ve Yönetim Kurulu Üyesi Kerim ÜNAL, Tokat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Orhan SARITAŞLI, Tokat TSO Meclis Başkanı Erkut DİZMAN, Tokat Mermerciler Derneği Başkanı Osman ATILGAN, Dünya Gazetesi Başyazarı Dr. Rüştü BOZKURT ve Tokat, Sivas, Afyon illerinden mermer sanayicileri katıldı.

 

Tokat Valisi Recai AKYEL; Yeşilırmak ve Kelkit Havzası Doğaltaş Fuarı açılışında yaptığı konuşmasında “Tokat Üretiyor! Söylemi ile başlattığımız, Tokat’ta sanayi üretim çeşitliliğini ve sayısını artırma çabamız, ilk başladığımız gündeki coşku ve kararlılıkla sürmektedir. Bugün açılışını yaptığımız bu fuar ile Tokat’ta bulunan doğal taş ve mermer sanayicilerimiz de Türkiye mermer sanayi içinde var olduklarını göstereceklerdir” dedi.

 

Fuar açılışının ardından aynı gün saat 14:00’da Tokat Ticaret ve Sanayi Odası salonunda “Yeşilırmak ve Kelkit Havzası Doğaltaş Sanayinin Bölge Kalkınmasına Etkisi Ve Gelişimi Sorunları”  isimli Panele geçildi. MPM Genel Sekreteri ve Yönetim Kurulu Üyesi Kerim Ünal’ın katıldığı, Tokat Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen panelin yöneticisi MPM Teknik Danışmanı Dr. Mustafa Kemal Akgül; panelistleri ise Tokat Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Sarıtaşlı, Dünya Gazetesi Başyazarı Dr. Rüştü Bozkurt, TÜMMER Yönetim Kurulu Üyesi Haşim Acar, Tokat Mermerciler Derneği Başkanı Yavuz Bilkay, Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Gültekin Kavuşan, Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nden Eyüp Yadigar, Maden Teknik Arama Genel Müdürüğü’nden Akan Gülmez ve Turhal Mermer San. Ve Tic. Ltd. Şti.’den Osman Atılgan oldu.

 

Panel, ev sahibi olarak Tokat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Orhan SARITAŞLI’ nın konuşması ile başladı. Ardından Milli Prodüktivite Merkezi (MPM) Genel Sekreteri ve Yönetim Kurulu Üyesi Kerim ÜNAL, Tokat Valisi Sayın Dr. Recai AKYEL birer konuşma yaptılar.

Tokat Valisi Dr. Recai AKYEL konuşmasında MPM’nin sürdürmekte olduğu Tokat İl Verimliliği Artırma Projesine önem verdiklerini, düzenlenen bu panelin, aynı gün açılan Tokat doğaltaş ve mermer fuarı ile birbirini tamamlayıcı nitelikte bulunduğunu belirtti. AKYEL konuşmasının devamında bu panel ile Tokat doğaltaş ve mermer sektörünün sorunlarının bilimsel biçimde ele alınacak olmasının konunun bütün taraflarca doğru değerlendirilmesi için önemli açılımlar sağlayacağını, kendisinin de paneli sonuna kadar izleyeceğini ve katılımcılardan değerli bilgiler alacağına inandığını vurguladı.

 

Panel açılışında söz alan Milli Prodüktivite Merkezi (MPM) Genel Sekreteri ve Yönetim Kurulu Üyesi Kerim ÜNAL, panelin Tokat İli verimliliği artırma projesi içinde yer aldığını ancak Nisan ayı içinde birçok etkinlikle kutlanan ‘verimlilik Haftası’ içinde yapılmasına MPM olarak ayrıca önem verdiklerini söyledi. Kerim ÜNAL, bu panelde konuşmacı olarak yer alan insanların sektörün sorunlarını çok iyi bilen kişiler olduklarını ve panelden oldukça değerli görüşlerin çıkacağını vurguladı. Kerim ÜNAL, İl verimliliği artırma projesi uygulaması ile MPM’nin her seviyedeki çalışanının Tokat’a hizmet sunmaktan çok mutlu olduğunu, Tokat sanayicisi ve girişimcisinin de bunu en iyi şekilde değerlendireceğinden emin olduğunu belirtti. ÜNAL konuşmasının devamında, Tokat’ın gıda sanayinin yanı sıra doğaltaş rezervleri konusunda da Türkiye’de çok önemli bir konumda bulunmasının bölge için önemli bir fırsat olduğunu, asıl olanın ise özellikle Tokat’lı girişimcilerin buraya yatırım yapmaları olduğunu dile getirdi. ÜNAL MPM olarak önceki yıllarda yapılan verimliliği artırma projesi uygulamaları içinde bir çok doğaltaş ve mermer işletmesine danışmanlık ve eğitimler verildiğini bu nedenle bu sektörün MPM için bilinen bir sektör olduğunu bu panelle bölge özelinde doğaltaş sanayinin sorunlarının tartışılarak çözümlerinin değerlendirileceğini ifade etti.

 Tokat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Orhan SARITAŞLI panelin Tokat’ta yapılmasına önem verdiklerini, Tokat’ın doğaltaş ve mermer sanayi yönleri ile Türkiye’nin dördüncü büyük havzası olduğunu belirterek bu panelin önemli açılımlar sağlayacağını vurguladı.

 

Açılış konuşmalarından sonra panelin yönetmeni olan Milli Prodüktivite Merkezi Teknik Müşaviri Dr. Mustafa Kemal AKGÜL söz alarak, doğaltaş panellerinin burada yapılan ile dördüncüsü olduğunu, ilk üçünün Güney Doğu Anadolu Bölgesi adı ile Diyarbakır’da, ikincisinin Marmara Bölgesi adı ile Bilecik’te, üçüncüsünün ise Doğu Anadolu Bölgesi adı ile Elazığ’da yapıldığını belirtti. Dr. AKGÜL, doğaltaş ve mermer sanayi sektörünün bugünkü geldiği ekonomik düzey ve Türkiye’deki doğaltaş rezervinin ve ticaretinin Dünya’daki yeri konusunda özet bilgiler verdi. Buna göre; Dünya doğaltaş, mermer rezervinin yaklaşık %30 luk bölümünün Türkiye’de bulunduğu, Doğal Taş Madenciliğinin Geleceği Projeksiyonların, 2003 yılında yaklaşık 75 milyon ton olan dünya doğal taş üretiminin, 2010 yılında 116 milyon tona, 2025 yılında ise 320 milyon tona çıkacağını gösterdiği söylenmiştir. Benzer şekilde;  Doğal taş tüketimindeki artış hızı aynen devam ederse, 2002 yılında yaklaşık 736 milyon m2 olan dünya doğal taş tüketiminin, 2010 yılında 1.2 milyar m2 ye, 2025 yılında ise 3.4 milyar m2 ye çıkacağı tahmin edildiği vurguladı. Dr. AKGÜL başlangıç konuşmasında son olarak sektörün ortak sorunlarına değindi. Dr. AKGÜL bu sorunları Mevzuat  (Kanun ve Yönetmelikler), Teşvikler, Pazarlama, Rekabet Gücü, Teknoloji Düzeyi, Nitelikli İşgücü, Hammadde Maliyeti, Standart eksikliği, İşletme Yönetimi, Sermaye ve Finansman olarak belirtti.

Panelde ilk konuşmacı olarak söz alan Tokat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Orhan SARITAŞLI; Önemli bir kısmı Tokat il sınırları içinde olmak üzere, Yeşilırmak havzasında 1 milyar 200 milyon m3 civarında bir mermer rezervi bulunduğunu ifade etti. Sarıtaşlı, bu rezerv miktarının Türkiye mermer rezervinin yaklaşık 1/5 ine karşılık geldiğini, Tokat bölgesinin mermer ve doğaltaş yatakları ile Afyon, Denizli ve Bilecik’ten sonra Türkiye’nin dördüncü rezervine sahip il olduğunu vurguladı. Sarıtaşlı, Tokat bölgesinde özellikle Altıntaş, Keşlik yörelerinde zengin traverten, Ayranpınar, Çatalkaya ve Kayaören de mermer yatakları bulunduğunu özellikle Zile Kervansaray’da bej traverten sahasının oldukça önemli bir saha olduğunu belirtti. Orhan SARITAŞLI, Tokat’ta halen 35 adet mermer işleme fabrikası ve işletmesi, 17 adet de aktif olarak çalıştırılan doğaltaş, mermer ocağı bulunduğunu belirterek; 2007 yılında Tokat kaynaklı olarak dolaylı ve direkt mermer ve doğaltaş ihracatının 3 milyon ABD dolarına ulaştığını söyledi. İhracatın ise Almanya, Kanada, İtalya ve Yeni Zelanda gibi birçok ülkeye yapıldığını vurguladı. Sarıtaşlı konuşmasının devamında; Tokat’ta önceki yıllardan beri mermer işleme konusunda çalışan küçük işletmeler bulunduğunu, ancak Tokat’ta doğaltaş ve mermer sanayisinin öneminin son yıllarda daha çok önemsendiğini, Türkiye’nin 1/5 i büyüklüğünde mermer rezervine sahip olan bir il olarak üretimin bu oranları yansıtmadığını belirtti. Sarıtaşlı Tokat’ta mermer ve doğaltaş yatırımlarının geliştirilmesi amacıyla Tokat Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu konuyu önemsediklerini ve Tokat’lı yatırımcılara önderlik ederek müteşebbis iş adamları ile Bilecik’te kurulu bulunan bazı mermer sanayi tesislerinde incelemelerde bulunduklarını ve bu gezinin olumlu etkilerinin olduğunu söyledi.

Panelde ikinci konuşmacı olarak yer alan Turhal Mermer San. Ve Tic. Ltd. Şti. sahibi Osman ATILGAN mermer sanayinde eli taşın altında birisi olarak elde yer aldığını belirterek, Tokat mermer sanayicilerinin sorunlarının bir kısmının Türkiye’deki diğer mermer sanayicileri ile aynı olduğu ifade etti. Atılgan, ortak sorunların; yeni teknolojilere kredi maliyetlerinin yüksek olması neden ile yatırım yapamadıklarını, yeni teknoloji kullanılmayınca da beklenen kaliteye ulaşmanın hem zor hem maliyetli olduğunu, diğer yandan ocak işletmelerinde yol, su, enerji gibi alt yapı yetersizlikleri bulunduğunu bunun da doğrudan ocakların verimli işletilmesinin önünde ciddi bir engel olduğunu vurguladı. Atılgan konuşmasının devamında, mermerin petrolden daha kıymetli olduğunu, 1 m3 mermerin 1 ton ham petrolden daha kıymetli olduğunu vurgulayarak, mermer işletmeciliğinde kalitenin yükselmesinde yeni teknolojilerin kullanılmasının yanı sıra gerek fabrikalarda gerekse ocak işletilmesinde kalifiye eleman varlığının çok önemli olduğunu bunu bulmakta güçlük çektiklerini belirtti.

Panelde Tokat Mermerciler Derneği adına üçüncü konuşmacı olarak yer alan Bilkaylar Mermer Sanayi sahibi Yavuz BİLKAY konuşmasında; dernek olarak yeni kurulduklarını, mermer sanayinin Tokat’ta gelişimi konusunda sivil toplum kuruluşlarının girişimlerinin etkili olacağına inandıkları için Tokat Valisi Sayın Recai AKYEL’in destekleri ile derneği kurduklarını belirtti. Bilkay, konuşmasının devamında; Dernek olarak çabalarının Türkiye’nin önemli bir doğaltaş ve mermer rezervine sahip Tokat’ın üretim kapasitesini artırmada da Türkiye’de önemli bir yere gelmesini arzuladıklarını belirterek şunları söyledi. “Sayın Dr. Rüştü BOZKURT Hocamızın dediği gibi doğaltaş sadece taş değil bir nimettir. Doğaltaş üretiminin sorunları vardır ancak bunları elbirliği ile çözeceğiz, bu sorunları biraz önceki konuşmacılar belirmişlerdir. Bizim en çok üzerinde durduğumuz bir konu da doğaltaşın üretildiği yerde işlenmesidir. Biz de Tokat’da bunun yapılmasını istiyor ve bu yönde çaba gösteriyoruz. Bununla birlikte mermer üretiminde kalitenin artırılmasını oldukça önemli ve öncelikli buluyoruz” dedi.

Panelde Türkiye Doğaltaş, Mermer ve Makineleri Üreticileri Birliği (TÜMMER) adına katılarak söz alan TÜMMER Yönetim Kurulu Üyesi Haşim ACAR; konuşmasın da özeklikle doğaltaş ve mermer işleme sanayinin verimliliği üzerinde durdu. Haşim ACAR konuşmasında doğaltaş işlemedeki teknolojik uygulamalarda yapılan yanlışlıkları vurgulayarak, doğaltaş işlemede verimliliği ve kaliteyi artıran 34 uygulama yöntemini tek tek açıkladı. ACAR, bu teknik yöntemlerin uygulanmasında kendilerine başvuran bütün işletmecilere yol gösterebileceklerini de belirtti. ACAR, taş işlemede verimliliği artıran teknik uygulamalardan en önemli olarak, düzgün formda olmayan çatlakları bulunan doğal taşların uygun epoksileme yöntemleri ile ekonomiye kazandırılacağını, ebatlanmış taşların renk kodlarına göre ayrılmasında ise yeni teknoloji ürünü olan renk tarayıcılardan (scanner) yararlanılabileceğini vurguladı. Haşim ACAR, konuşmasında sektörlerinde öncelikli buldukları sorunları şöyle özetledi “Doğaltaş üretiminde kes sat dönemi bitmiştir. Bizler sektörümüzün gelişmesi ve daha yüksek katma değerlere ulaşabilmemiz için mimarlar ile işbirliği yaparak ortak projelerde yer alabilmeliyiz. Bunun yanı sıra doğru ocak planlaması yaparak taşın üretim verimliğini artırmalı enerji maliyetlerini düşürmeliyiz. Taş bloklarını; üretimini hedeflediğimiz küçük ebatların katları biçiminde ocaktan çıkartmalıyız ki, işleme sırasında en az fire oranına ulaşabilelim”. ACAR konuşmasını doğal taş sanayinin ocak işletmesinde özellikle altyapı yetersizliğine vurgu yaparak; ulaşımda demiryolunun teşvik edilmesi gerektiğini, karayolu taşımacılığı mevzuatındaki dingil başına yük ölçüsü yerine, İtalya ve başka ülkelerde kullanılan cm2 başına basınç ölçüsüne geçmenin daha yararlı olacağını söyledi. Acar, pazarlamada sektördeki firmaların iç pazarı ihmal etmemeleri gerektiğini, bunun için ise bilgi teknolojilerini kullanan personelle çalışarak ‘müşteri ilişkileri yönetimi’ (CRM) programları ile çalışılması gerektiğini ifade etti.

Panelde beşinci konuşmacı olarak Dr. Rüştü BOZKURT yer aldı. Dünya Gazetesi Baş Yazarı olan Dr. BOZKURT konuşmasında özellikle doğaltaşı sadece bir taş olarak değil bir nimet olarak gördüğünü belirterek şunları söyledi. “ Bir tarihte Japonya’da sanayi tesislerini ziyaret ettiğimde bir kağıt fabrikasına gitmiştim. Ora da bir Japon çalışan yere düşmüş olan bir kağıt parçasını alarak öpüp başına koydu ve ardından da bir kenara düzgünce koydu, ben de bunu bizdeki ekmeğe saygı tarzında bir davranış olarak düşündüm. Bu olayın benzerini daha sonra gittiğim bir metal işleme tesisinde bir demir parçasını öpüp kenara koyan Japon işçide de görünce merak edip sordum; neden böyle yapıyorsunuz? Diye. Aldığım cevap tam da düşündüğüm gibiydi. Japon işçi demir parçasını bana göstererek dedi ki  “motta gray” yani “bu bir nimettir” işte ben de Japonlar gibi diyorum ki mermer bir taş değil bir nimettir. Ona nimete gösterdiğimiz özeni gösterirsek karşılığını tam olarak almış oluruz.” Dr. Bozkurt konuşmasının devamında; Bir iş insanların hayatını kolaylaştırıyorsa o iş yararlı bir iştir. Doğaltaş üretimi de birçok üretim çeşidinde olduğu gibi akılcı verimli kullanılarak gelişebilir insanlara zenginlik katar dedi. Dr. Bozkurt konuşmasında Hollanda sendromundan bahsederek şunları söyledi “ Bir ülkede kaynak çoksa orada ekonomik çarçur oluşmaya başlar. Hollanda kendi petrol üretme kaynaklarını elde ettikten sonra ekonomisinde verimlilik azalmıştır. İşte buna iktisatçılar Hollanda sendromu demektedirler. Bizler de doğaltaş ve mermer kaynaklarımızın bolluğunu bilerek asla bu kaynakları verimsiz kullanmamalıyız. Eskiden doğaltaş ocaklarından blok elde etmek için dinamit kullanılıyordu ve ocaktan ancak yüzde on oranında blok alınabiliyordu. Şimdi kullanılan yöntemlerde ise ise ocak verimliği çok daha fazla artmıştır.” Dr. BOZKURT konuşmasının devamında doğaltaş ihracatının Türkiye’nin toplam maden ihracatının neredeyse yarısına ulaştığını; rakamların çabuk değişebildiğinden dolayı çok fazla rakamlara dayalı olarak konuşmak istemediğini ancak, Türkiye’de çok sıkça gündeme gelen boraks ihracatının ancak 380-400 milyon ABD dolarları seviyesinde olduğunu halbuki doğaltaş ve mermer üretiminin ve ihracatının desteklenmesi ile çok daha fazla miktarda doğaltaşın ihraç edilebileceğini vurgulayarak şunları söyledi: “Japonya’da bir mermer üreticisi ocak işletmeciliği veya pazarlama sorunları ile uğraşmaz. Gelişmiş ülkelerde ocak işletmeciliği ayrı bir ihtisas işidir ve bunları yapan firma sayısı onlarla ifade edilecek sayıdadır, bizde olduğu gibi binlerce ocak işletmecisi yoktur. Türkiye’de ocak işletmeciliği konusu da bir ihtisas konusu olmalıdır ve bu yönde mevzuatlarda geliştirmeler yapılmalıdır. Eğer bu yapılabilirse bu gün itibarı ile 1500 den daha fazla olan ocak işletmecisi sayısı belki de 300 e düşecektir, bu ise önemli bir kalite iyileşmesini de beraberinde getirebilecektir. Diğer yandan doğaltaş sektöründe yeterince örgütlenme yoktur, bu sektördeki firmalar özellikle dış dünyaya açılma yönüyle örgütlenmelidir. Bakın Amerika Birleşik Devletlerinde İtalyan mermercileri örgütlenmişlerdir ve bunun sonucunda Amerika’da projelendirilen birçok binada doğaltaş ve mermer kullanma oranlarını daha mimarlar projeyi çizerken İtalyan mermer sektörü temsilcilerini kollayan kişiler belirleyebilmektedir.”

Panelde bilimsel alandaki Üniversite’nin görüşlerini, Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Müh. Bölümünden Doç. Dr. Gültekin KAVUŞAN katılımcılara aktardı. Dr. KAVUŞAN konuşmasında özellikle doğaltaş ve mermerin jeolojik oluşumu ve mineral yapısını kısaca özetleyerek; mermer üretiminin ocak işletmeciliğinden fabrikada işlenmesine değin uygulanan işlemleri açıklayarak Verimli bir doğaltaş üretiminde ve kullanımında karşılaşılan sorunlar ve bunların en uygun bilimsel yöntemler ile nasıl çözümlenebileceğini görsel malzemeler kullanarak katılımcılara aktardı. Dr.KAVUŞAN doğaltaşın üretim sonrasında uygulandığı yerlerde bile jeolojik sürecin devam etmekte olduğunu, bu nedenle doğaltaşın işlenmesinde kullanılacak, kimyasal ve fiziksel yöntemlerin önceden amaçlanan kullanım yeri ve biçimine göre tespit edilmesi gerektiğini belirtti. Dr. Gültekin KAVUŞAN doğaltaş üretimi için de uygun teknolojilerin kullanımının yanı sıra kalifiye iş gücünün de önemli olduğunu, doğal taşın işlenmeye oldukça uygun bir malzeme olduğunu yeter ki onun teknolojik ve bilimsel bilinçle ele alınabilmesinin önemini vurguladı. 

Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü adına panele konuşmacı olarak katılan Maden Mühendisi Akan GÜLMEZ konuşmasında, Dünya’da yeterince maden üreten 132 ülke içinde yer alan ülkemizin maden üretiminde 28’inci sırada, maden çeşitliliğinde de 10. Sırada olduğunu belirtti. GÜLMEZ konuşmasının devamında; 1935 yılından bu yana fasılasız olarak ülkemiz maden kaynaklarının bulunması, rezerv tespitinin ve kimyasal özellik analizlerinin yapılmasını yürütmekte olan Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün (MTA) Tokat’a yönelik çalışmalarını da yıllar önce tamamladığını söyledi. GÜLMEZ konuşmasını şöyle sürdürdü; kimi madenlerde bölgesel yeni kaynakların bulunması ile rezerv tahminlerinde güncelleşmeler olabilmektedir. Bu durum doğaltaş ve mermer kaynakları için de mümkündür. GÜLMEZ doğaltaş ve mermer sanayinin sorunlarını; mermer işleme tesislerinin teknolojik yenilenmesi, üretimde markalaşma ve CE işareti alınması olarak belirterek, MTA’nın sahip bulunduğu laboratuar imkanlarının geliştirilerek çok yakın zamanda CE işareti verebilecek düzeyde bir referans laboratuarı konumuna geleceğini söyledi. GÜLMEZ konuşmasının sonunda; önceden olduğu gibi bugünde MTA’nın bütün laboratuar imkanları ve bilgi birikimi ile doğaltaş sanayicisinin ve girişimcisinin yanında olduğunu, doğaltaş yatırımcısının taş analizleri ve CE işareti konusunda MTA’ya başvurularını yapabileceklerini belirtti.

Panelin son konuşmacısı olarak Maden İşleri Genel Müdürlüğü Şube Müdürü Eyüp YADIĞAR söz aldı. Eyüp Yadigar; 1985 yılında sadece 3 milyon ABD doları olan doğaltaş ihracatının 2007 yılında bir milyar dolar seviyesini aşmasının inanılmazın başarılması olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bu sonucun alınmasında ise özellikle son yıllarda maden kanununda ve yönetmeliklerinde yapılan düzenlemelerin etkisinin büyük olduğunu ifade etti. YADİGAR, Türkiye Maden mevzuatının Osmanlı Devletinden bu yana var olduğunu, 1874 yılında çıkarılan arazi kanunu ve ardından 1901 yılında çıkartılan maden kanunu ile ülkemiz maden mevzuatı sürecinin başladığını, maden mevzuatında en son 2004 yılında düzenlemeler yapıldığını bu sürecin, uygulamalarda aksaklılıklar oluştukça aktif olarak sürebileceğini, Genel Müdürlük olarak maden mevzuatındaki iyileştirme ve geliştirmelerde; girişimciyi en az bürokrasi ile karşılaştırmak kamu çıkarlarını ise en üst seviyede, güvenilir biçimde korumak ilkesi ile çalıştıklarını vurguladı. YADİGAR konuşmasının devamında, 5177 sayılı kanunda değişikliklerin yapılması ile yer kabuğundan çıkan petrol, doğalgaz ve su dışındaki bütün doğal kaynakların maden olarak kabul edildiğini ve uygulamaya yönelik mevzuatların da bu temele göre biçimlendirildiğini söyledi.

Panel konuşmacılarının değerlendirme konuşmalarından sonra salonda yer alan Tokat Milletvekilleri Hüseyin GÜLSÜM ve Prof. Dr. Osman DEMİR söz alarak panelde ele alınan değerlendirmelere ilişkin görüşlerini ifade ederek katkıda bulundular.

GÜLSÜM konuşmasında bu panelin düzenlenmesinden dolayı ilgilileri kutladığını kendisinin oldukça çok yararlandığını, doğaltaş ve mermer ocağı işletmesinin oldukça meşakkatli bir iş olduğunu bu nedenle Tokat’ta bu işle uğraşan sanayicilerin kendisine getirecekleri sorunları ile elinden geldiğince ilgileneceğini belirtti. GÜLSÜM konuşmasının devamında Tokat’ın sanayileşmesi için doğaltaş ve mermer sektörünün önemli bir potansiyel olarak durduğunu, asıl olanın ise bu bölgede üretilen mermerin yine bu bölgede işlenerek bölgeye önemli kazanımlar sağlaması gerektiğini vurguladı.

Prof. Dr. Osman DEMİR ise konuşmasında; panele katılmaktan mutluluk duyduğunu, bu panelin gerek bilimsel yönden gerekse sektörün sorunlarının Tokat’ta ele alınması ile yeni açılımlar sağlayacağını belirterek konuşmasında şu vurgulamaları yaptı. “Günümüzde iş gücü artık maliyet unsurlarından da öte, niteliksiz ve nitelikli iş gücü olarak iki bölümde değerlendirilmektedir. İş yapma biçimleri artık bilgi odaklı ve katma değeri yüksek olmak durumundadır. Bilgi artık işin doğrudan niteliğini artırmaktadır. Burada söz alan sektör temsilcisi sanayicilerimizin ucuz kredi imkânlarından yararlanma isteklerini oldukça yerinde bulmaktayız, ancak ucuz kredi imkânları ancak uluslar arası ekonomik şartların belirlenmesi ile oluşabilmektedir. Çünkü insan kaynağı ile para kaynakları kıt kaynaklardır, bu nedenle bazen bölgesel ölçeklerde bu kaynakları elde etmek ucuz olmayabilir. Bu durumda uluslararası imkânlara da bakmak, onların da değerlendirmesini yapmak bir seçenek olarak düşünülmelidir.”

Panelin soru cevap ve tartışma bölümünde TÜMMER Genel Sekreteri Jeoloji Müh. Yunus ÖĞÜN, Tokat Sanayi İl Müdür V. Halil İbrahim ÖZBAYAT ve Afyon’dan panele katılan mermer sanayicisi Maden Müh. Uğur TEMİZEL söz aldı.

Yunus ÖĞÜN panel değerlendirmesinde, panelin Tokat’ta düzenlenmesini TÜMMER olarak çok yararlı bulduklarını ve desteklediklerini, bu panelin önemli açılımlar sağlayacağına inandıklarını belirtti. Konuşmanın devamında; TÜMMER’in sektörün önemli bir sivil toplum kuruluşu olarak sektörün sorunlarını belirlemede, üyelerinin bilinçlendirilmesinde birçok şey yaptığını, ancak bundan sonra sektörün sorunlarının çözümlenmesinde hükümetin harekete geçmesini beklediklerini, bunun yapılması durumunda doğaltaş ve mermer sektörünün inşaat, turizm ve tekstil gibi ülkemizin lokomotif sektörlerinden birisi olacağını vurguladı.

Halil İbrahim ÖZBAYAT ise konuşmasında Tokat ili ve havzasının bilinen doğaltaş ve mermer rezervlerinin Türkiye rezervlerinin beşte birine karşılık gelmesine rağmen MTA yayınlarında bundan bahsedilmediğini ya da daha az olarak yer aldığını bunun düzeltilmesi gerektiğini ifade etti.

Uğur TEMİZEL ise konuşmasında; Fuara ve panele katılmak için Afyondan geldiğini, bu panelin Tokat’ta düzenlenmesinden son derece etkilendiği, burada görüldüğü gibi doğaltaş ve mermer sorunlarının artık geniş bir kamuoyunda tartışabilindiğini belirtti. TEMİZEL konuşmasının devamında; Yunus ÖĞÜN’ün değerlendirmelerine de katıldığını kendisinin de bir sanayici olarak sorunları çözmede sona geldiklerini ivedi olarak hükümetlerden sanayiciler olarak sektörel destekler beklediklerini vurguladı.

Panelin kapanışı Dr. Mustafa Kemal AKGÜL’ün şu tespit ve değerlendirmesi ile son buldu; “Görüldüğü gibi sektördeki verimlilik sorunları bilinmekte bunların çözümünün çok zor olmadığı anlaşılmaktadır. Bizler bir yandan sektörün sorunlarının üstesinden gelmesi için eğitim ve danışmanlık desteklerimizi sürdürürken sektörde yer alan sivil toplum kuruluşları da üst organları ile birlikte finansman desteği, altyapı sorunlarının çözümü konusunda hem kamu idaresi yönüyle hem de uluslar arası finans çevresindeki girişimlerine ara vermeden sürdürmelidir. Sayın Dr. Rüştü BOZKURT’un da belirttiği gibi Türk doğaltaş sanayicisi Amerika’da, Avrupa’da birçok kentte mimarlar ile işbirliği halinde ürünlerinin uluslar arası inşaat projelerinde yer alması için çaba sarf etmelidir, bunun yanı sıra bu sektördeki firmalarımızın da ürettikleri doğaltaş ve mermerin markalaşması konusunda çaba sarf etmelidir. Kamu yönetimi tarafında ise, özellikle kamu binalarının yapımında belirli oranlarda doğaltaş ve mermer kullanımının projelendirilmesi, bu ürünlerin ise mutlaka ülkemiz doğaltaş ve mermerleri kullanılarak, hatta bulunduğu yörenin ürününün kullanılmasının sağlanması ile sektöre oldukça anlamlı destekler sağlanmış olacaktır.”